Yabancıların Türkiye'de gayrimenkul edinimi ve gayrimenkul yoluyla Türk vatandaşlığı kazanımı; 2644 sayılı Tapu Kanunu, 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu ile 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun kesişim noktasında yer alan, idari ve hukuki denetimi yoğun bir süreçtir.
Bu rehberde Antalya'da yabancı yatırımcıların taşınmaz ediniminde Tapu Kanunu m. 35 kapsamındaki hukuki çerçeve, mütekabiliyetin kaldırılması, 30 hektar ve %10 ilçe kotası, taşınmaz değerleme raporu ve Döviz Alım Belgesi (DAB) zorunlulukları, askeri yasak bölge ve stratejik alan kısıtlamaları, satış vaadi sözleşmesinde noter şartı ile 400.000 USD yatırım üzerinden Türk vatandaşlığı süreci, güncel Yargıtay, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında kapsamlı şekilde ele alınmaktadır.
Yabancıların Taşınmaz Ediniminin Hukuki Temelleri (Tapu Kanunu m. 35)
Türkiye, jeopolitik konumu ve gelişen emlak piyasasıyla uluslararası yatırımcılar için her dönem cazibe merkezi olmuştur. Yabancı uyruklu gerçek kişiler için yasal çerçeve, temel olarak 2644 sayılı Tapu Kanunu ile çizilmiştir. Bu süreç, sadece basit bir alım-satım işlemi olmayıp; karmaşık mülkiyet hukuku prensiplerini ve kamu düzenini ilgilendiren stratejik kısıtlamaları da beraberinde getirmektedir. Antalya gayrimenkul piyasasının yabancı yatırımcılar nezdindeki yüksek talebi, bu süreçlerin titiz hukuki yönetimini özellikle önemli kılar.
Güncel mevzuat uyarınca yabancı gerçek kişilerin taşınmaz edinimi "kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla" serbest bırakılmıştır. Ancak bu serbesti mutlak bir hak olmayıp belirli şartların kümülatif olarak gerçekleşmesine bağlıdır. Kanun koyucu, yabancıların edinebileceği hakları sadece tam mülkiyet ile sınırlamamış; bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakları da bu kapsama dahil etmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2015/7243 E., 2018/2709 K. sayılı İlamYabancıların taşınmaz edinim süreci titiz bir hukuki denetime tabidir. Tapu Sicil Müdürlükleri, mülkiyetin tescili aşamasında ilgili taşınmazın hukuki statüsünü ve alıcının niteliklerini denetlemekle yükümlüdür; bu denetim ihmal edildiği takdirde yapılan tescil işlemi yolsuz tescil niteliğine bürünür.
Mütekabiliyet (Karşılıklılık) Esasının Kaldırılması
2012 yılında 6302 sayılı Kanun ile gerçekleştirilen köklü değişiklikle "mütekabiliyet" (karşılıklılık) esası genel bir şart olmaktan çıkarılmıştır. Eski düzenlemede bir yabancının Türkiye'de taşınmaz edinebilmesi için kendi ülkesinin de Türk vatandaşlarına aynı hakkı tanıması şartı aranıyordu. Günümüzde hangi ülke vatandaşlarının Türkiye'de taşınmaz edinebileceği, uluslararası ikili ilişkiler ve ülke menfaatleri gözetilerek Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2024/3682 E., 2025/1832 K. sayılı İlamKanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen ülkelerin vatandaşları Türkiye'de taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilir. Yabancıların edinim hakkı sınırsız değildir; izinli ülkeler listesi ve ülke bazlı özel kısıtlamalar sürecin temelini oluşturur.
Bu değişiklik yabancıların sınırsız bir edinim hakkına sahip olduğu anlamına gelmez. Cumhurbaşkanlığı tarafından belirlenen izinli ülkeler listesi ve ülke bazlı özel kısıtlamalar (örneğin sınır illerinde belirli ülke vatandaşlarına getirilen yasaklar) sürecin temelini oluşturmakta; günümüzde bu kısıtlamalar karşılıklılıktan ziyade stratejik ülke listeleri ve güvenlik politikaları üzerinden yürütülmektedir.
Yüzölçümü ve Bölgesel Kotalar: 30 Hektar ve %10 Sınırı
Yabancı gerçek kişilerin taşınmaz edinim hakları, uyruk bazlı kısıtlamaların yanı sıra miktar ve oran bazlı somut sınırlara da tabidir.
| Sınırlama Türü | Üst Sınır | Yetkili Makam / İstisna |
|---|---|---|
| Kişi başı ülke geneli | 30 hektar | Cumhurbaşkanı 2 katına kadar artırabilir |
| İlçe bazlı kota | İlçenin özel mülkiyete konu yüzölçümünün %10'u | TKGM sistemi üzerinden sorgulanır |
| Yapısız taşınmaz | Edinime tabi | 2 yıl içinde proje geliştirme zorunluluğu |
Anayasa Mahkemesi, 2012/75 E., 2013/88 K. sayılı KararYabancı uyruklu gerçek kişilerin edindikleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplam alanı, özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı geçemez. Bu sınırlamalar kamu yararı ve milli güvenlik açısından anayasaya uygundur.
Yabancı yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği Antalya sahil ilçelerinde %10 kotasının doluluk durumunu Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM) sistemleri üzerinden sorgulatmak zorunlu bir adımdır. Kota dolduğunda ilgili ilçede yabancılar adına yeni tescil işlemi kanunen yapılamaz. Gayrimenkul yoluyla Türk vatandaşlığı hedefleyen yatırımcılar için de bu limitler kritik önemdedir: seçilen taşınmazın hem 30 hektar sınırını aşmaması hem de ilçe kotasına takılmaması gerekir.
Yapısız taşınmazlarda (arsa, arazi) getirilen iki yıl içinde proje geliştirme zorunluluğu, yabancıların mülkiyet iktisabının sadece bir satın alma işlemi değil, uzun vadeli bir hukuki taahhüt olduğunu göstermektedir. Bu süre içinde proje geliştirilmemesi tasfiye yükümlülüğü doğurabilir.
Gayrimenkul Alım Sürecinde Zorunlu Belgeler ve Teknik Usuller
Türkiye'de mülkiyet devri tarafların irade beyanıyla değil, mevzuatın öngördüğü teknik belgeler tamamlandıktan sonra gerçekleşir. Yabancı alıcılar için bu belgelerin eksiksiz ve doğru biçimde hazırlanması, işlemin hukuki geçerliliği bakımından kurucu niteliktedir.
Taşınmaz Değerleme Raporu Zorunluluğu
Yabancı gerçek kişilerin Türkiye'deki taşınmaz edinimlerinde en kritik teknik aşamalardan biri, SPK lisanslı bir gayrimenkul değerleme kuruluşunca hazırlanan değerleme raporunun alınmasıdır. Bu zorunluluk 4 Mart 2019'dan itibaren uygulamaya girmiş olup raporun düzenlendiği tarihten itibaren üç ay içinde tapu müdürlüğüne ibraz edilmesi gerekir. Amacı; piyasa değerinin altında satış gösterilerek vergi kaçırılmasını engellemek ve özellikle vatandaşlık başvurularında yatırım tutarının doğruluğunu teyit etmektir.
Danıştay 10. Daire, 2020/5861 E., 2024/6304 K. sayılı KararTapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün 2019/1 sayılı Genelgesi gereği, yabancı uyruklu kişilerin alıcı ya da satıcı olduğu işlemlerde taşınmaz değerleme raporu zorunlu bir ön başvuru evrakıdır. Rapor satış bedeli üzerinde mutlak bağlayıcılık doğurmaz; ancak beyan edilen bedel emlak vergisi değerinin altında olamaz, vatandaşlık başvurularında ise raporlanan değerin asgari yatırım sınırının altında kalmaması şarttır.
Döviz Alım Belgesi (DAB) ve Üçlü Tutarlılık Zorunluluğu
TCMB Sermaye Hareketleri Genelgesi uyarınca yabancı gerçek kişilerin alıcı olduğu işlemlerde taşınmaz bedeli döviz olarak bir bankaya satılmalı ve karşılığında Döviz Alım Belgesi (DAB) alınmalıdır. Bu belge tapu tescil işleminden önce müdürlüğe sunulur; yalnızca bir ödeme kanalı değil, mülkiyetin intikali için yasal bir ön şarttır.
Vatandaşlık başvurularında üçlü tutarlılık kritik önem taşır: DAB tutarı, taşınmaz değerleme raporu değeri ve tapuda beyan edilen satış bedeli birbiriyle matematiksel uyum içinde olmalıdır. Bu üç rakam arasındaki en küçük uyumsuzluk, uygunluk belgesinin alınamamasına ve vatandaşlık sürecinin sekteye uğramasına yol açabilir. Antalya Tapu Sicil Müdürlüklerinde işlem yapılırken bu üç belgenin önceden hazırlanmış olması gerekir.
Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ve Tapu Şerhi
Henüz teslim edilmemiş (topraktan satış) veya kat irtifakı kurulu projelerde, yabancı yatırımcının haklarını güvence altına alan en güçlü hukuki araç noter huzurunda düzenleme şeklinde yapılmış Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi'dir. Adi yazılı şekilde yapılan satış vaadi sözleşmeleri hukuken geçersizdir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2022/7017 E., 2024/274 K. sayılı İlamTaşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddesi, Türk Medeni Kanunu'nun 706. maddesi ve Noterlik Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca noter önünde re'sen düzenlenmek zorundadır. Noter onayı sözleşmenin geçerliliği için kurucu bir unsurdur; bu şarta uyulmadan yapılan sözleşmeler hukuki sonuç doğurmaz.
Sözleşmenin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi ve taşınmazın başkasına satılmasının engellenmesi için tapu siciline şerh ettirilmesi gerekir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 2020/2485 E., 2021/1307 K. sayılı kararı, şerh işlemi sırasında da yabancı edinim kısıtlamalarının tamamının denetleneceğini teyit etmektedir: alıcının uyruğu, taşınmazın askeri bölge dışında kalması ve varsa valilik izninin alınmış olması şartları aranır.
Yüklenicinin inşaatı tamamlamasına rağmen tapu devrinden kaçındığı durumlarda ferağ icbar davaları devreye girer. Tüm ödemelerini eksiksiz yapan alıcı lehine tapu iptali ve tescil kararları verilebilmekte; bu emsal kararlar noter onaylı sözleşmelerin ve banka ödeme belgelerinin yabancı yatırımcılar için ne denli güçlü bir ispat aracı olduğunu ortaya koymaktadır.
Askeri Yasak Bölgeler ve Stratejik Alanlardaki Taşınmaz Engelleri
Antalya'da yabancı alıcılara gayrimenkul satışında en sık karşılaşılan ve en ağır sonuçlar doğuran sorun, taşınmazın askeri yasak bölge veya stratejik alan içinde kalmasıdır. 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 35. maddesindeki "kanuni sınırlamalar" ifadesinin merkezinde 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu yer almaktadır.
Birinci ve İkinci Derece Askeri Yasak Bölgeler
2565 sayılı Kanun uyarınca askeri yasak bölgeler iki ana kategoride incelenir. Birinci derece askeri yasak bölgeler askeri tesislerin ve stratejik noktaların tam merkezinde yer alır; yabancıların taşınmaz edinimi mutlak surette yasaktır ve bu bölgelere giriş dahi yasaklanmıştır. İkinci derece askeri yasak bölgeler ise stratejik tesislerin çevresindeki güvenlik kuşaklarıdır; belirli şartlar ve izinler dahilinde edinim teorik olarak mümkün olsa da uygulamada büyük çoğunluğu yabancılara kapalıdır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2018/3781 E., 2020/1861 K. sayılı İlamAskeri yasak bölgeler, sınırları koordinatlarla belirlenmiş ve ihlali halinde cezai yaptırımlara bağlanan hukuki statülerdir. Genelkurmay Başkanlığı'nın göstereceği lüzum üzerine Cumhurbaşkanlığı kararıyla kurulup kaldırılabilir. Bu bölgelerin ihlali sadece idari bir mesele olmayıp aynı zamanda ceza yaptırımına tabi bir eylemdir.
Valilik İzni ve TKGM Sorgulama Prosedürü
Tapu müdürlükleri, yabancı uyruklu kişinin talebi üzerine taşınmazın askeri yasak bölge veya güvenlik bölgesi içinde kalıp kalmadığını re'sen incelemekle yükümlüdür. Bu inceleme TKGM tarafından tutulan ve Genelkurmay'dan gelen verilerle güncellenen askeri yasak bölge haritaları üzerinden yapılır. Valilikler ise ilgili askeri makamlarla koordinasyon kurarak taşınmazın stratejik bir sakınca doğurup doğurmayacağını teyit eder.
Danıştay 10. Daire, 1994/1367 E., 1995/4570 K. sayılı Karar2565 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca, askeri yasak bölgelere yakınlığı veya diğer stratejik nedenlerle tespit edilecek bölgelerde yabancıların taşınmaz mal edinemeyeceğine Cumhurbaşkanlığınca karar verilebilir. Taşınmazın bu alanlarda bulunup bulunmadığının idareden getirtilen belgelerle araştırılması zorunludur; bu araştırma yapılmadan verilen tescil işlemleri yolsuz tescil niteliğindedir.
Özel Güvenlik Bölgeleri ve Stratejik Alanlar
Milli güvenlik kısıtlamaları yalnızca askeri alanlarla sınırlı değildir. Enerji tesisleri, barajlar, kritik ulaşım hatları veya stratejik tarım arazileri gibi alanlar da Özel Güvenlik Bölgesi ya da Stratejik Alan olarak tanımlanabilmektedir. Bu durum yabancı yatırımcılar için ciddi bir hukuki imkânsızlık riski doğurur: taşınmazın fiziken var olması ve bedelinin ödenmiş olması, stratejik alan engeli varsa tapu tescili için yeterli değildir.
Anayasa Mahkemesi, 2017/28373 başvuru numaralı kararAskeri güvenlik bölgelerindeki kamulaştırılmayan mallar yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişilere satılamaz, devredilemez ve kiralanamaz. Bu taşınmazların yabancılara satılması ve devredilmesi taşınmazın bulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir. Valilik izni alınmadan yapılan işlemler yok hükmündedir.
Satış vaadi sözleşmesi aşamasında veya peşinat ödenmeden önce taşınmazın ada ve parsel bilgileri üzerinden TKGM'den "yabancı edinimine uygunluk" (clearance) teyidi alınmalıdır. Aksi halde milyonlarca liralık ödeme yapılmasına rağmen tapu tescili gerçekleşemeyebilir; bu durum sebepsiz zenginleşme veya tazminat davası süreçlerine yol açar.
Türk Vatandaşlığı: Şartlar, Riskler ve Yanıltıcı Reklamlar
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesi kapsamında, yabancı bir gerçek kişinin istisnai yoldan vatandaşlık kazanması; belirli bir değerin üzerinde taşınmaz edinmesini ve bu edinimi üç yıl boyunca satmama taahhüdüyle tapu siciline şerh ettirmesini gerektirmektedir. Bu süreç, yalnızca bir mülk satın almaktan ibaret olmayıp idari, mali ve hukuki bir dizi karmaşık prosedürü bünyesinde barındırmaktadır.
Asgari Yatırım Tutarı: 400.000 USD
Mevcut düzenlemede vatandaşlık için gerekli asgari taşınmaz yatırımı 400.000 USD veya eşdeğeri döviz/Türk lirasıdır. Bu tutarın altındaki edinimler vatandaşlık hakkı doğurmaz. Vatandaşlık için taşınmazın niteliği de belirleyicidir: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararlarında vurgulandığı üzere satış vaadi sözleşmesiyle vatandaşlık başvurusu yapılabilmesi için taşınmazın kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmuş olması zorunludur. Yapısız arsa ve arazi üzerinden satış vaadiyle vatandaşlık kazanımı mümkün değildir.
Yanıltıcı Reklamlar ve İdari Yaptırımlar
Yabancılara gayrimenkul satışı piyasasında, özellikle vatandaşlık vaadiyle yapılan pazarlama faaliyetleri Reklam Kurulu ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında sıkı denetime tabidir. Eski 250.000 USD sınırını esas alan veya kesin süre vaat eden reklamlar idari yaptırıma konu olmaktadır.
Reklam Kurulu, 2020/2105 sayılı Karar"En az 250.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz ya da karşılığı Türk Lirası tutarında taşınmazın satın alınması" şartını esas alan reklamlar, güncel asgari yatırım tutarının (400.000 USD) altını vaat etmesi nedeniyle yanıltıcı bulunmuştur. Mevzuatta belirlenen asgari sınırı yanlış aktaran her türlü reklam, tüketici aldatıcılığı kapsamında değerlendirilir.
Reklam Kurulu, Öz İstanbul Gayrimenkul Kararı (2022)"60 gün içerisinde Türk Vatandaşlığına sahip olabilirsiniz" şeklindeki ifadeler hukuka aykırı bulunmuştur. Vatandaşlık kazanımı için Cumhurbaşkanı kararı ve mevzuatta belirtilen şartların sağlanması gerekmekte olup bu süreç koşulsuz bir satın alma hakkı değil, idari bir süreçtir; kesin süre vaadi yanıltıcı reklam niteliğindedir.
Bu tür yanıltıcı reklamlar yapan firmalar hakkında 6502 sayılı Kanun'un 63. ve 77/12. maddeleri uyarınca reklam durdurma cezası ve ağır idari para cezaları uygulanmaktadır. Yatırımcıların hukuki danışmanlık almadan yalnızca reklam sloganlarına güvenerek yaptıkları yatırımlar, vatandaşlık başvurusunun reddedilmesiyle sonuçlanabilir.
Cumhurbaşkanı Kararı ve Güvenlik Soruşturması
Vatandaşlık süreci; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan alınan Uygunluk Belgesi ile başlasa da nihai karar Cumhurbaşkanı tarafından verilmektedir. Bu aşamada MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması kritik bir eşik oluşturur.
Danıştay 10. Daire, 2023/4836 E., 2024/6781 K. sayılı KararYatırım yoluyla vatandaşlık kazandıktan sonra başvurucunun uyuşturucu suçlarından uluslararası Kırmızı Bülten ile arandığının öğrenilmesi üzerine, 5901 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca vatandaşlığın geri alınması hukuka uygundur. Hukuki şartlar oluşmadan veya kamu düzenine aykırı kişisel geçmişe rağmen verilen vatandaşlık kararları sonradan geri alınabilir.
Bu karar son derece önemlidir: taşınmaz bedelinin ödenmiş ve vatandaşlığın verilmiş olması kalıcı bir güvence değildir. Yatırımcıların yalnızca mali şartları değil, kişisel geçmişlerinin Türkiye'nin kamu düzeni kriterlerine uygunluğunu da başvuru öncesinde titizlikle değerlendirmesi gerekir.
Vatandaşlık Sürecinin Kritik Adımları
| Adım | İşlem | Sorumlu Makam / Belge |
|---|---|---|
| 1 | Taşınmazın askeri/stratejik alan dışında olduğunun teyidi | TKGM ve valilik sorgulaması |
| 2 | SPK lisanslı kuruluşça değerleme raporu hazırlanması | Gayrimenkul değerleme şirketi (3 ay geçerli) |
| 3 | Bedelin döviz olarak bankaya satılıp DAB alınması | Banka — TCMB Sermaye Hareketleri Genelgesi |
| 4 | DAB, değerleme raporu ve satış bedeli arasında matematiksel tutarlılık | Üç belge eşzamanlı kontrol edilir |
| 5 | Tapuda satış işlemi ve "3 yıl süreyle devretmeme" şerhi | Tapu Sicil Müdürlüğü |
| 6 | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan Uygunluk Belgesi | Bakanlık |
| 7 | MİT ve Emniyet güvenlik soruşturması | MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü |
| 8 | Cumhurbaşkanlığı onayı | Cumhurbaşkanlığı |
Sonuç: Sözleşme İmzalanmadan Önce Hukuki Danışmanlık Şarttır
Yabancıların Türkiye'de gayrimenkul edinimi; 2644 sayılı Tapu Kanunu, 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler Kanunu ve 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun kesişim noktasında yer alan, son derece teknik ve idari denetime tabi bir süreçtir.
Taşınmazın askeri yasak bölge veya stratejik alanlarda kalıp kalmadığının koordinat bazlı tespiti yapılmalıdır. Vatandaşlık başvurusu için asgari yatırım tutarının (400.000 USD) ve DAB usulünün mevzuata uygunluğu doğrulanmalıdır. Taşınmaz değerleme raporu, DAB ve tapu beyanı arasında matematiksel tutarlılık sağlanmalıdır. Satış vaadi sözleşmeleri noter huzurunda re'sen düzenlenmeli ve tapu siciline şerh edilmelidir. Cumhurbaşkanlığı onay sürecindeki milli güvenlik ve kamu düzeni araştırmaları yönetilmelidir. İlçe bazlı %10 kotası ve kişi başı 30 hektar sınırı önceden TKGM üzerinden teyit edilmelidir.
Antalya'da yabancı yatırımcı dosyalarında uzman bir avukattan destek almak; milyonlarca liralık yatırımı tehlikeye atabilecek usul hatalarını, telafisi güç zararları ve uzun soluklu davaları önceden önlemenin en güvenilir yoludur. Sözleşmeyi imzalamadan, peşinatı yatırmadan, hukuki danışmanlık alınması esastır.
Yabancıların Türkiye'de Gayrimenkul Edinimi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Yabancı bir kişi Türkiye'de istediği taşınmazı satın alabilir mi?
Hayır. Yabancıların taşınmaz edinimi 2644 sayılı Tapu Kanunu m. 35 kapsamında "kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla" serbesttir. Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen izinli ülkeler listesinde olmayan ülke vatandaşları taşınmaz edinemez. Ayrıca taşınmaz askeri yasak bölge veya stratejik alanda olmamalı; ilçe bazlı %10 kotası dolmamış olmalı ve kişi başı 30 hektar üst sınırı aşılmamalıdır.
30 hektar ve %10 ilçe sınırlaması nedir?
Bir yabancı gerçek kişi Türkiye genelinde toplam en fazla 30 hektar taşınmaz edinebilir; Cumhurbaşkanı bu miktarı 2 katına kadar artırma yetkisine sahiptir. Ayrıca yabancıların edindikleri taşınmazların toplam alanı, ilgili ilçenin özel mülkiyete konu yüzölçümünün %10'unu geçemez. Bu kotaların doluluk durumu Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü sistemleri üzerinden sorgulanır; kota dolmuşsa o ilçede yabancılar adına yeni tescil yapılamaz.
Yabancı yatırımcılar için hangi belgeler zorunludur?
SPK lisanslı bir kuruluşça hazırlanan taşınmaz değerleme raporu (3 ay geçerli), bedelin döviz olarak bankaya satıldığını gösteren Döviz Alım Belgesi (DAB), pasaport ve vergi numarası, taşınmazın askeri yasak bölge dışında olduğuna dair TKGM teyidi ve gerektiğinde valilik izni temel zorunlu belgelerdir. Vatandaşlık başvurusu yapılacaksa bu belgelerin tutarlı olması ayrıca kritik öneme sahiptir.
Askeri yasak bölge sorgulaması nasıl yapılır?
Tapu müdürlükleri yabancı uyruklu kişinin talebi üzerine taşınmazın askeri yasak bölge veya güvenlik bölgesi içinde kalıp kalmadığını re'sen incelemekle yükümlüdür. Bu inceleme TKGM tarafından tutulan ve Genelkurmay'dan gelen verilerle güncellenen askeri yasak bölge haritaları üzerinden yapılır. Peşinat ödenmeden önce ada-parsel bilgileri üzerinden TKGM'den uygunluk teyidi alınması, telafisi güç zararların önlenmesi bakımından elzemdir.
Türk vatandaşlığı için minimum yatırım tutarı ne kadardır?
Mevcut düzenlemede 400.000 USD veya eşdeğeri döviz/Türk lirasıdır. Bu tutarın altındaki edinimler vatandaşlık hakkı doğurmaz. Vatandaşlık başvurusu için ayrıca taşınmazın kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmuş olması, üç yıl satmama şerhinin tapu siciline işlenmesi ve değerleme raporu, DAB ile satış bedeli arasında matematiksel tutarlılık bulunması gerekir.
"60 gün içinde vatandaşlık" reklamlarına güvenmeli miyim?
Hayır. Reklam Kurulu yerleşik kararlarında "60 gün içerisinde Türk Vatandaşlığına sahip olabilirsiniz" şeklindeki kesin süre vaatlerini hukuka aykırı bulmaktadır. Vatandaşlık kazanımı Cumhurbaşkanı kararıyla sonuçlanan idari bir süreç olup MİT ve Emniyet güvenlik soruşturmasını da kapsar. Kesin süre vaadi yanıltıcı reklam niteliğindedir; 6502 sayılı Kanun kapsamında ağır idari para cezalarına konu olur.
Vatandaşlık alındıktan sonra geri alınabilir mi?
Evet. Yatırım yoluyla kazanılan vatandaşlık 5901 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca hukuki şartlar gerçekte oluşmamışsa, başvuru sahibi kamu düzenini tehdit eden suçlardan aranıyorsa veya gerçeğe aykırı belgeyle başvuru yapılmışsa sonradan geri alınabilir. Danıştay içtihatları, başvuru öncesinde başvurucunun kişisel geçmişinin Türkiye'nin kamu düzeni kriterlerine uygunluğunun titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Konuya ilişkin usul ve esasların bütünü hakkında genel bilgilendirme için tapu davaları sayfası incelenebilir.


