7584 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenen Ek Madde 22, kesinleşmiş orman kadastrosuna göre kısmen veya tamamen Devlet ormanı olarak sınırlandırılan, ancak gerçek ya da tüzel kişiler adına tapuda tescilli taşınmazların durumunu yeniden düzenler.
Düzenleme uyarınca, belirli koşulları taşıyan mevcut tapular bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüğündeki orman şerhleri terkin edilir. Tapusu mahkeme kararıyla iptal edilip Hazine adına tescil edilmiş taşınmazlar ise, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde başvuru yapılması hâlinde önceki maliklerine iade edilebilir.
Bu rehber, Ek Madde 22'nin kapsamını, başvuru koşullarını, sürelerini ve 2/B uygulamasından farkını yalnızca bu maddeye odaklanarak açıklar.
7584 Sayılı Kanunla Orman Kanunu'na Eklenen Ek Madde 22 Nedir?
Ek Madde 22, orman kadastrosu sırasında Devlet ormanı sınırları içinde bırakılmış olmakla birlikte tapu, kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulup gerçek ve tüzel kişiler adına tescil edilmiş taşınmazlar bakımından bir çözüm mekanizması getiren hükümdür. Düzenleme, 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenmiş olup taşınmazın mülkiyetini koruma veya yeniden kazanma yolunu açar.
Maddenin getirdiği temel ilke şudur: Hazine adına kayıtlı olmayan ve geçerli bir tapu kaydına dayanan taşınmazlarda mevcut tapu, belirli koşullar gerçekleştiğinde bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir. Bu, taşınmazını orman şerhi veya tapu iptali nedeniyle kaybetme riski taşıyan malikler için doğrudan sonuç doğuran bir düzenlemedir.
Ek Madde 22 kapsamındaki işlem, orman kadastrosuna göre Devlet ormanı olarak sınırlandırılmış fakat kişi adına tapulu taşınmazlarda, geçerliliği tespit edilen tapunun bedelsiz olarak korunması ve orman şerhinin terkin edilmesi sürecini ifade eder.
Bu rehber yalnızca Ek Madde 22'ye odaklanır. 7584 sayılı Kanun'un gayrimenkul ve arazi alanında getirdiği değişikliklerin tamamı için 7584 sayılı Kanun ile gayrimenkul ve arazi hukukundaki değişiklikler başlıklı genel rehberimize; kanunun tapu ve arazi sahipleri açısından genel etkileri için ise 7584 sayılı Kanun tapu ve arazi sahiplerine ne getiriyor? başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.
Ek Madde 22 Kimleri Kapsıyor?
Düzenleme üç temel durumu birbirinden ayırır. Taşınmazın ve malikin hukuki konumuna göre uygulanacak yol değişir; bu nedenle her senaryonun ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Adına Tapulu Malikler
Hazine adına kayıtlı olmayan, tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulup hâlen gerçek veya tüzel kişiler adına tapuda tescilli taşınmazların malikleri idareye başvurabilir. Başvurunun Orman Genel Müdürlüğü tarafından uygun görülmesi hâlinde mevcut tapu bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve varsa orman şerhi terkin edilir.
Kadastro Tespiti Davalı Olanlar
Kadastro tespitleri dava konusu olan taşınmazlarda, davaya taraf olan gerçek veya tüzel kişiler idareye başvurma hakkına sahiptir. Ayrıca Orman Genel Müdürlüğü, resen yapacağı inceleme ve araştırma sonucunda kişiler adına var olan tapu kayıtlarının doğruluğunu tespit ederse, başvuru beklenmeksizin tapu geçerli kabul edilebilir.
Tapusu İptal Edilenlerin İadesi
Açılan davalar sonucunda tapuları iptal edilerek kesinleşen taşınmazlar için iki ayrı durum öngörülmüştür. Tapusu iptal edilmiş ancak henüz infaz edilmemiş kararlarda, taşınmaz bedeli ödenmemişse veya ödenmiş bedel Hazineye geri ödenirse madde kapsamında işlem yapılır. Tapusu iptal edilip infaz edilerek ya da rızaen terk edilerek Hazine adına tescil edilmiş taşınmazlarda ise, önceki malikler veya akdi ve kanuni halefleri iki yıl içinde başvurur ve daha önce alınan bedeli Hazineye geri öderse taşınmaz ilgilisine iade edilir. Her iki durumda da Hazineye geri ödenecek bedel, taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz.
| Durum | Koşul | Sonuç |
|---|---|---|
| Adına tapulu malik | İdareye başvuru + Orman Genel Müdürlüğünün uygun görmesi | Tapu bedelsiz geçerli, orman şerhi terkin |
| Kadastro tespiti davalı | Davaya taraf olanın başvurusu veya idarenin resen tespiti | Tapu kaydının doğruluğu tespit edilirse geçerli kabul |
| Tapusu iptal — infaz edilmemiş | Bedel ödenmemiş ya da ödenen bedel Hazineye geri ödenir | Madde kapsamında işlem; rayiç bedelden az ödeme yapılamaz |
| Tapusu iptal — Hazine adına tescilli | İki yıl içinde başvuru + ödenen bedelin Hazineye iadesi | Taşınmaz ilgilisine iade; rayiç bedelden az ödeme yapılamaz |
Bedelsizlik İlkesi ve Hazineye Geri Ödeme
Ek Madde 22'nin en belirleyici yönü, mevcut ve geçerli tapuların bedel alınmaksızın korunmasıdır. Yani adına tapulu malikin, taşınmazını yeniden satın alması veya herhangi bir bedel ödemesi gerekmez; tapu doğrudan geçerli kabul edilir ve orman şerhi terkin edilir.
Buna karşılık, tapusu daha önce iptal edilip Hazine adına geçmiş taşınmazların iadesinde farklı bir denge gözetilir. Bu taşınmazların iadesi için, daha önce taşınmaz bedeli olarak ödeme yapılmışsa bu toplam tutarın Hazineye geri ödenmesi gerekir. Geri ödenecek tutar ise taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz. Rayiç bedeller, 6292 sayılı Kanun kapsamında Milli Emlak Genel Müdürlüğünce hesaplanır.
6831 sayılı Orman Kanunu — Ek Madde 22 (7584 s.K. m.14 ile eklenen)"…hâllerinde mevcut tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki varsa orman şerhleri terkin edilerek söz konusu taşınmazlar hakkında bu Kanun hükümleri uyarınca işlem yapılır."
Derdest Davalara ve Sürelere Etkisi
Ek Madde 22, hâlihazırda görülmekte olan davaları da etkiler. Yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar orman idaresi veya Hazine tarafından açılması gereken davalar açılmaz; devam eden davalarda ise maddedeki işlemler bekletici mesele kabul edilir. Bu süreçte taşınmazın aynına yönelik dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süreler işlemez.
Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil davaları, orman şerhinin kaldırılmasına ilişkin davalar ve bu madde kapsamındaki taşınmazların tapusunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları dâhil olmak üzere derdest davaların konusuz kalmasına karar verilir. Bu durumda yargılama giderleri taraflar üzerinde bırakılır ve taraflar lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. İade işleminin gerçekleşmesi hâlinde idarelerden hiçbir şekilde tazminat ve ecrimisil talep edilemez.
Hangi Taşınmazlar Kapsam Dışında?
Düzenleme her orman vasıflı taşınmaza uygulanmaz. Kanun, belirli statüdeki yerleri açıkça kapsam dışında bırakmıştır. Bu istisnaların bilinmesi, başvurudan önce taşınmazın hukuki niteliğinin doğru değerlendirilmesi açısından önemlidir.
| Kapsam Dışı Taşınmaz / Alan | Dayanak |
|---|---|
| Zeytincilik mevzuatı kapsamında tapuya bağlanmış fakat temlik şartı yerine getirilmemiş yerler | 3573 sayılı Kanun |
| Mera, yaylak ve kışlak niteliğindeki taşınmazlar | 4342 sayılı Mera Kanunu |
| Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri, turizm merkezleri ve alanları | 2634 sayılı Kanun |
| Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi kapsamındaki yerler | 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu |
| Özel statülü orman alanları, yanan orman sahaları, geometrisi ve yeri belli olmayan taşınmazlar | 6831 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat |
| Bedeli ödenerek devletleştirilmiş ya da izin/irtifak nedeniyle ifraz edilmiş yerler | 4785 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat |
Ek Madde 22 ile 2/B Uygulaması Arasındaki Fark
Uygulamada en sık karıştırılan iki kavram, Ek Madde 22 kapsamındaki taşınmazlar ile 2/B arazileridir. Oysa bu ikisi birbirinin tersi durumları ifade eder. 2/B arazileri, bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmiş, orman sınırı dışına çıkarılarak Hazine adına tescil edilmiş ve genellikle tapusuz zilyetler tarafından kullanılan yerlerdir; burada hak sahibi, taşınmazı rayiç bedel ödeyerek satın alır.
Ek Madde 22 ise tam tersine, zaten kişi adına tapulu olan veya tapusu iptal edilmiş taşınmazlarda mülkiyetin bedelsiz korunması ya da iadesi ile ilgilidir. 2/B'de amaç mülk edinmek, Ek Madde 22'de ise mevcut mülkiyeti korumak veya geri kazanmaktır. Zilyetlik tespiti ve 2/B sürecinin ayrıntıları için 2/B arazilerinde zilyetliğin tespiti rehberimizi inceleyebilirsiniz.
2/B: Orman vasfını yitirmiş, Hazine adına tescilli; zilyet bedel ödeyerek satın alır.
Ek Madde 22: Kişi adına tapulu ya da tapusu iptal edilmiş; malik mülkiyeti bedelsiz korur veya geri alır.
Görevli Mahkeme ve Başvuru Süreci
Ek Madde 22 kapsamındaki başvurular idareye, yani Orman Genel Müdürlüğüne yapılır. Bu madde uyarınca yapılacak giderler, tapu maliklerince Orman Genel Müdürlüğünün hesaplarına hizmet gideri olarak yatırılır. Maddenin uygulanmasından kaynaklanan tüm anlaşmazlıklarda görevli mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesidir.
Antalya gibi orman, sahil ve turizm alanlarının iç içe geçtiği illerde bu düzenleme geniş bir taşınmaz kitlesini ilgilendirebilir. Tapusunda orman şerhi bulunan yerli malikler kadar, Türkiye'de taşınmaz edinmiş ve sonradan tapusunda orman sınırlandırması ile karşılaşan yabancı malikler de Ek Madde 22 kapsamında değerlendirme yaptırabilir. Tapusu iptal edilmiş taşınmazlar bakımından iki yıllık başvuru süresinin öngörülmüş olması, durumun taşınmaz bazında zamanında incelenmesini gerektirir.
Başvuru Öncesi Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
Ek Madde 22 ilk bakışta basit bir idari başvuru gibi görünse de, taşınmazın tapu, kadastro ve dava geçmişine göre değişen çok sayıda teknik ayrıntı içerir. Bu aşamalardaki değerlendirme hataları çoğu zaman geri dönülmez sonuçlar doğurur; çünkü süreç hem hak düşürücü sürelere hem de kesinleşmiş mahkeme kararlarına bağlıdır.
- Kapsam belirleme: Zeytinlik, mera veya turizm bölgesi gibi açıkça kapsam dışı bırakılan bir taşınmazı kapsamda sanmak, baştan sonuçsuz kalacak bir başvuruya yol açar.
- Süre yönetimi: Hazine adına tescil edilmiş taşınmazlarda iki yıllık başvuru süresi hak düşürücüdür; süre geçtikten sonra iade imkânı kural olarak ortadan kalkar.
- Bedel hesabı: Hazineye geri ödenecek tutarın güncel rayiç bedelden az olamayacağı kuralı, ödeme planlamasındaki bir hatayı maliyetli hâle getirir.
- Derdest davalar: Devam eden bir tapu iptali davasında maddedeki işlemlerin bekletici mesele kabul edilmesinin zamanında ileri sürülmemesi, sürecin malik lehine işlemesini engelleyebilir.
Bu nedenle başvurudan önce taşınmazın orman kadastrosu, tapu kütüğü ve varsa dava dosyasının bütüncül biçimde incelenmesi, hak kaybı riskini azaltan belirleyici adımdır.


