Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasındaki birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan temel hukuki mekanizmadır. TMK m. 698 uyarınca her paydaş, hukuki bir yükümlülük bulunmadıkça malın paylaşılmasını isteyebilir.
Bu rehberde Antalya'da ortaklığın giderilmesi davalarının hukuki temelleri, aynen taksim ve satış suretiyle tasfiye süreçleri, yargılama usulü ve mali sorumluluklar güncel Yargıtay kararları ışığında kapsamlı şekilde ele alınmaktadır.
Ortaklığın Giderilmesi Davasının Hukuki Temelleri
Ortaklığın giderilmesi davası, mülkiyet hakkının kullanımını kısıtlayan birlikte mülkiyet statüsünü sona erdiren ve paydaşların her birinin ferdi mülkiyete geçişini sağlayan iki taraflı bir davadır. Antalya'da özellikle miras yoluyla intikal eden taşınmazlarda onlarca hissedarın oluşmasıyla birlikte yönetilemez hale gelen mülkiyet ilişkilerinde, bu dava türü en sık başvurulan hukuki çözüm yolunu oluşturur.
Ortaklığın giderilmesi davası, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu mallarda paydaşlar arasındaki birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı ve tarafları için benzer sonuçlar doğuran bir dava türüdür. Bu davada davacı ve davalı aynı haklara sahiptir.
Paylı ve Elbirliği Mülkiyet Rejimlerinde Tasfiye İhtiyacı
Türk Medeni Kanunu çerçevesinde birlikte mülkiyet, paylı mülkiyet ve elbirliği mülkiyeti olmak üzere iki ana rejim altında düzenlenmiştir. Her iki rejimde de ortakların malın yönetimi, kullanımı ve tasarrufu hususunda fikir birliğine varamaması, mülkiyetin ekonomik potansiyelinin atıl kalmasına sebebiyet verir. Antalya Sulh Hukuk Mahkemeleri'nde bu tür davaların büyük bir kısmı miras kaynaklı elbirliği mülkiyetinden doğmaktadır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2015/8760 E., 2016/10344 K., 13.12.2016 Tarihli İlamPaydaşlığın giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Dava Açma Hakkı ve Taraf Teşkili Zorunluluğu
TMK m. 698 uyarınca her paydaş, hukuki bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, malın paylaşılmasını isteyebilir. Bu hak, bozucu yenilik doğuran bir hak niteliğinde olup kullanımı için diğer paydaşların rızasına ihtiyaç duyulmaz. Bu tür davalarda en kritik usul şartı, mülkiyet üzerinde hak sahibi olan tüm kişilerin davaya dahil edilmesidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2013/5785 E., 2013/7808 K., 02.05.2013 Tarihli İlamDavadaki bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2016/12703 E., 2020/373 K., 14.01.2020 Tarihli İlamPaydaşlığın giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi, davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Mülkiyetin Sürdürülebilirliği ve Ekonomik Verimlilik İlkesi
Hukukumuzda aynen taksim asıl, satış suretiyle tasfiye ise istisnadır. Ancak aynen taksimin gerçekleştirilebilmesi için taşınmazın imar durumu, yüzölçümü ve paydaş sayısı gibi teknik kriterlerin uygun olması gerekir. Antalya bölgesinde özellikle tarım arazileri ve imar planı kapsamındaki taşınmazlarda bu teknik kriterlerin titizlikle değerlendirilmesi, davanın sonucunu doğrudan etkilemektedir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2012/9148 E., 2012/12289 K., 26.09.2012 Tarihli İlamPaylı malın önemli bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölüşülmesine karar verilemez. Paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen Taksim Prosedürü: Taşınmazın Fiziksel Bölünmesi ve İdari Onay Süreçleri
Ortaklığın giderilmesi davalarında mahkemenin öncelikli ödevi, taşınmazın fiziksel olarak bölünüp bölünemeyeceğini titizlikle araştırmaktır. Aynen taksim süreci, teknik bilirkişi incelemelerinden idari onay mekanizmalarına, imar mevzuatından paydaşların muvafakatlerine kadar uzanan çok katmanlı bir prosedürdür. Antalya Adliyesi'nde görülen bu tür davalarda mahkemeler, fen bilirkişisi raporu almadan ve idari onay sürecini tamamlamadan satış kararı veremez.
Fen Bilirkişi Raporu ve İfraz Projesinin Teknik Analizi
Aynen taksim talebiyle karşılaşıldığında mahkeme, fen bilirkişileri marifetiyle taşınmazın yüzölçümü, geometrik yapısı, üzerindeki muhdesat durumu ve paydaş sayısı arasındaki korelasyonu inceletir. Hazırlanacak ifraz projesi, taşınmazın her bir paydaşa müstakil bir parsel düşecek şekilde bölünmesini öngören teknik bir şemadır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2013/11581 E., 2013/11638 K., 16.09.2013 Tarihli İlamPaydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir.
İmar Mevzuatı Çerçevesinde Belediye ve İdari Onay Süreçleri
Mahkemece hazırlattırılan ifraz projesi tek başına hükme esas teşkil edemez. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15. ve 16. maddeleri uyarınca bir taşınmazın ifraz edilebilmesi için ilgili idari mercilerin onayı şarttır. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ilgili ilçe belediyeleri, projenin imar planlarına, parselasyon şartlarına ve asgari parsel büyüklüklerine uygunluğunu denetler.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2024/2822 E., 2024/4331 K., 07.10.2024 Tarihli İlamAynen bölünerek paylaştırma halinde teknik bilirkişiye ifraz projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde ise ilgili belediyeden, belediye dışında ise İl İdare Kurulu'ndan bölüşmenin mümkün olup olmadığı sorulur. Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
İmar uygulamaları sırasında taşınmazın bir kısmının yola, parka veya yeşil alana bedelsiz terk edilmesi gerekebilir. Yargıtay, paydaşların bu terk işlemine açık rızalarının alınmasını şart koşmaktadır. Muvafakat alınmadan aynen taksim kararı verilmesi bozma sebebidir. Antalya ilinde imar planı kapsamındaki taşınmazlarda bu durumla sıkça karşılaşılmaktadır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2013/11581 E., 2013/11638 K., 16.09.2013 Tarihli İlamPaydaşların yola ve parka terke muvafakatlarının bulunup bulunmadığı konusundaki beyanları alınmamıştır. Muvafakatları olmadığı takdirde satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozma gerekçesidir.
Paydaşlar Arası Anlaşma Sağlanamayan Hallerde Kura Usulü
İfraz projesinin onaylanması halinde, paydaşların bölünen parçalar üzerinde mutabakat sağlaması beklenir. Paydaşlar anlaşamazlarsa hakim huzurunda kura çekilerek parsellerin hangi paydaşa özgüleneceği belirlenir. Bu yöntem, taraflar arasındaki subjektif çekişmeleri bertaraf eden objektif bir mekanizmadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2023/2360 E., 2023/2923 K., 29.05.2023 Tarihli İlamMahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır. Belediye onayı halinde, paydaşlar anlaşamazsa hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Aynen taksim, kat mülkiyeti tesisi yoluyla da gerçekleştirilebilir. Taşınmaz üzerindeki yapıdaki bağımsız bölüm sayısı paydaş sayısına uygunsa, mahkeme kat mülkiyetine çevrilmesine karar verebilir. Bu yöntem özellikle apartman dairelerinde sıkça uygulanmaktadır.
| Kriter | Aynen Taksim | Satış Suretiyle Tasfiye |
|---|---|---|
| Öncelik sırası | Asıl çözüm yolu — öncelikle araştırılır | İkincil çözüm — aynen taksim mümkün değilse uygulanır |
| Uygulanabilirlik şartı | İmar mevzuatına uygunluk ve idari onay | Aynen taksimin teknik veya hukuki imkansızlığı |
| İdari onay | Belediye Encümeni veya İl İdare Kurulu onayı zorunlu | İdari onay aranmaz |
| Paydaş rızası | Yola/parka terk için muvafakat gerekir | Tüm paydaşların rızasıyla sadece ortaklar arası satış mümkün |
| Anlaşmazlık çözümü | Hakim huzurunda kura çekimi | Açık artırma ile en yüksek teklif |
| Değer koruması | Önemli değer kaybı olmamalı | Kıymet takdiri ile piyasa değeri belirlenir |
| Antalya uygulaması | Antalya Belediyesi imar onayı gerekir | Antalya İcra Daireleri vasıtasıyla satış yapılır |
Satış Suretiyle Tasfiye: Cebri İcra Usulü ve Bedel Dağıtımı
Taşınmazın aynen taksiminin mümkün olmadığı veya paydaşların bu yönde mutabakata varamadığı durumlarda, hukuk düzeninin öngördüğü nihai çözüm satış suretiyle tasfiyedir. Mahkemece verilen satış kararı, mülkiyetin cebri icra kanalları vasıtasıyla nakde dönüştürülmesini ve elde edilen bedelin hak sahipleri arasında adil şekilde paylaştırılmasını hedefler. Antalya'da bu süreçte UYAP e-Satış portalı üzerinden elektronik ortamda teklif verme usulü yaygın biçimde uygulanmaktadır.
Açık Artırma ve İhale Süreçleri
Satış süreci, mahkemenin görevlendirdiği Satış Memurluğu veya ilgili İcra Dairesi aracılığıyla İcra ve İflas Kanunu hükümleri kıyasen uygulanarak yürütülür. Öncelikle taşınmazın güncel rayiç değerini belirlemek üzere kıymet takdiri yaptırılır. Paydaşların bu değerlemeye karşı şikayet hakları bulunmaktadır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 2017/3518 E., 2018/3699 K., 14.05.2018 Tarihli İlamTaşınmazdaki ortaklığın genel açık artırma yoluyla satışı suretiyle giderilmesine, satışın İİK'ya göre açık artırmayla yapılmasına karar verilmiştir.
Satış Bedelinin Paylar Oranında Dağıtımı
İhale sonucunda elde edilen bedelin paydaşlara nasıl dağıtılacağı, mahkeme hükmünde açıkça gösterilmelidir. Antalya'daki ortaklığın giderilmesi davalarında özellikle miras kaynaklı elbirliği mülkiyetinde, dağıtım hem tapu kaydındaki hem de mirasçılık belgesindeki paylar esas alınarak yapılmaktadır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2009/11657 E., 2010/2852 K., 16.03.2010 Tarihli İlamSatışın nasıl yapılacağının, satışın umuma açık mı ortaklar arasında mı yapılacağının ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının karar yerinde gösterilmesi gerekir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2020/1985 E., 2020/5001 K., 16.09.2020 Tarihli İlamSatış bedeli, harç ve yargılama giderlerinin tapudaki ve mirasçılık belgesindeki paylar nazara alınarak dağıtılmasına karar verilmelidir.
Muhdesat Bedelinin Dağıtımı ve Denkleştirme
Taşınmaz üzerinde bir paydaşa ait yapı veya ağaç gibi muhdesat bulunuyorsa, dağıtım tablosu daha karmaşık bir hal alır. Toplam satış bedelinin ne kadarının arza, ne kadarının muhdesata isabet ettiği oranlanarak hesaplanmalıdır. Antalya bölgesinde özellikle tarım arazilerinde ağaç dikimi veya sera yapımı nedeniyle muhdesat iddialarına sıkça rastlanmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2022/7364 E., 2023/1562 K., 16.03.2023 Tarihli İlamSatıştan elde edilecek bedelin %20,33'ünün muhdesatların sahibi davalıya, geri kalan satış bedelinin tüm taraflara tapu kaydı ve miras belgesindeki hisseler nispetinde dağıtılmasına karar verilmiştir.
Kural olarak satış umuma açık artırma ile yapılır. Satışın sadece paydaşlar arasında yapılabilmesi, tüm paydaşların oybirliği ile rızasına bağlıdır. Tek bir paydaş dahi satışın halka açık yapılmasını isterse, mahkeme satışı paydaşlarla sınırlayamaz. Paydaşlar, mülkiyeti korumak istiyorlarsa ihaleye bizzat katılarak en yüksek teklifi vermelidirler.
Yargılama Usulünün Çift Taraflı Niteliği ve Mali Sorumluluklar
Ortaklığın giderilmesi davalarının en temel karakteristik özelliği, doktrinde "actio duplex" olarak adlandırılan çift taraflı mahiyetidir. Davanın sonunda verilen karar, sadece davacının değil tüm paydaşların mülkiyet hakkını doğrudan etkiler. Sulh hukuk mahkemelerinde bu davanın çift taraflı niteliğinin doğru uygulanması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin adil paylaştırılması açısından büyük önem taşır.
Davacı ve Davalı Haklarının Eşitliği
Davacı taşınmazın satışını talep etse dahi, davalının aynen taksim talep etme hakkı saklıdır ve mahkeme bu talebi öncelikli olarak incelemek zorundadır. Davalı, bu davada pasif bir izleyici değil, davanın gidişatını ve tasfiye yöntemini belirleme yetkisine sahip aktif bir süjedir. Uygulamada ortaklığın giderilmesi davalarında davalıların aynen taksim taleplerinin araştırılmadan satış kararı verilmesi, üst mahkemelerce sıklıkla bozma nedeni yapılmaktadır.
Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücretinin Pay Oranında Paylaşımı
Bu dava türünde kazanan veya kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden, yargılama giderleri ve vekalet ücreti taraflara payları oranında yükletilir. Bu kural, davanın bir husumet davası değil, bir hak tasfiyesi süreci olduğunun en somut göstergesidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2009/11657 E., 2010/2852 K., 16.03.2010 Tarihli İlamSonuçta kazanan ya da kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekir.
Feragat, Sulh ve Temsil Kayyımı Atanması
Davanın çift taraflı niteliği, sona erdirilme biçimlerinde de farklı sonuçlar doğurur. Davacı davadan feragat etse bile, davalılardan herhangi biri davanın devam etmesini ve ortaklığın giderilmesini isteyebilir. Antalya ilinde bu tür davalarda özellikle vesayet altındaki kişilerin paydaş olduğu durumlarda, menfaat çatışmasını önlemek adına bağımsız temsil kayyımı atanması büyük önem taşır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 2017/8291 E., 2017/9487 K., 15.11.2017 Tarihli İlamDavacının feragat etmesine rağmen davalılardan her biri davayı devam ettirebilecek niteliktedir. Bu kural, paydaşlardan birinin ortaklığı sona erdirme iradesinin diğer paydaşların mülkiyet haklarını kullanma serbestisini kısıtlamasına engel olur.
Paydaşların taşınmazın paylaşımı konusunda mahkeme dışında anlaşmaları (rıza-i taksim) mümkündür. Ancak bu anlaşmanın geçerli olabilmesi için tüm paydaşların istisnasız katılımı ve rızası şarttır. Antalya'daki gayrimenkul avukatları, bu süreçte paydaşların haklarını korumak adına anlaşma protokolünün titizlikle hazırlanmasını sağlar.
Ortaklığın Giderilmesi Davaları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Ortaklığın giderilmesi davası hangi mahkemede açılır?
Ortaklığın giderilmesi davası, taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılır. Bu mahkeme kesin yetkili olup tarafların anlaşmasıyla dahi başka bir yerde dava açılamaz. Antalya'da taşınmazın bulunduğu ilçeye göre ilgili Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Ortaklığın giderilmesi davasında tüm paydaşların davaya katılması zorunlu mudur?
Evet, taşınmazda payı olan tüm kişilerin davaya dahil edilmesi zorunludur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2013/5785 E. sayılı kararında vurgulandığı üzere, paydaşlardan birinin ölmesi halinde mirasçılarının tamamı tespit edilip davaya katılmaları sağlanmalıdır. Eksik taraf teşkili, kararın bozulmasına neden olur.
Aynen taksim mi yoksa satış mı önceliklidir?
Hukukumuzda aynen taksim asıl, satış suretiyle tasfiye ise istisnadır. Mahkeme öncelikle taşınmazın imar mevzuatına göre bölünüp bölünemeyeceğini araştırmak zorundadır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2024/2822 E. sayılı kararında belirtildiği üzere, fen bilirkişisi raporu alınıp belediye veya İl İdare Kurulu onayı sorulmadan satış kararı verilemez.
Satış sadece paydaşlar arasında yapılabilir mi?
Satışın sadece paydaşlar arasında yapılabilmesi, tüm paydaşların oybirliği ile rızasına bağlıdır. Tek bir paydaş dahi satışın halka açık yapılmasını isterse, mahkeme satışı paydaşlarla sınırlayamaz. Paydaşlar taşınmazı korumak istiyorlarsa ihaleye bizzat katılarak en yüksek teklifi vermelidirler.
Taşınmaz üzerinde bir paydaşa ait yapı varsa satış bedeli nasıl dağıtılır?
Taşınmaz üzerinde muhdesat (bina, ağaç vb.) bulunuyorsa, toplam satış bedelinin arza ve muhdesata isabet eden oranları hesaplanır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2022/7364 E. sayılı kararında muhdesat bedelinin sahibine, kalan bedelin tüm paydaşlara payları oranında dağıtılmasına hükmedilmiştir.
Davacı davadan feragat ederse ne olur?
Ortaklığın giderilmesi davalarının çift taraflı niteliği gereği, davacı feragat etse bile davalılardan herhangi biri davanın devam etmesini isteyebilir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/8291 E. sayılı kararında bu husus açıkça teyit edilmiştir. Tüm paydaşlar davanın sonlanmasını isterse feragat geçerli olur.
Yargılama giderleri ve vekalet ücreti kime yüklenir?
Ortaklığın giderilmesi davalarında kazanan veya kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden, yargılama giderleri ve vekalet ücreti taraflara payları oranında yükletilir. Bu kural, davanın bir husumet davası değil, bir hak tasfiyesi süreci olmasının doğal sonucudur.


